Son Dakika: 38 YIL GEÇTİ ACILAR HALA TAZE
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye GirişHostingWeb Tasarımİletişim

İLHAN SEÇUK'UN "MASUMLUĞUNU" BİR DE BENDEN OKUYUN




1960'lı yılların ortalarından itibaren 27 Mayıs ihtilalinin hedefe varmadığını düşünen iki grup kendini göstermeye başladı. Bu gruplardan birisi Silahlı Kuvveler içinde, diğeri de sivil kesimde idi.
12 Ekim 1969 seçimlerinde, DP'nin devamı diye düşünülen Adalet Partisi'nin yüzde 46.6 oy alarak yeniden iktidar olmasıyla bu iki kesim birbirine yaklaştı.

Bu gruplara göre, 27 Mayıs'ın başarılı olmamasının temel nedeni fikri altyapısının bulunmaması idi. Hazırlıkları sürdürülen devrimin teorik çalışmaları Doğan Avcıoğlu'nun Devrim Gazetesi'nde sürdürülüyordu.

Örgütün içinde yer alan emekli Korgeneral Celil Gürkan, daha sonra yapılan bir röportajda Doğan Avcıoğlu'nun "Türkiye'nin Düzeni" isimli kitabının Silahlı Kuvvetler'de referans kitap durumunda olduğunu şu sözlerle vurguladı:

"Hiç unutmam, bir konuşmamız sırasında Orgeneral Faruk Gürler bana, 'Celil, Türkiye'nin Düzeni kitabını okumayan subayı ben eksik sayarım' dedi."

"27 Mayıs yetmedi" diyenlerin yapılanması

27 Mayıs ihtilalinde sonuca ulaşamadığını düşünenler, yeni bir darbe peşindeydiler. Fikir önderliğini Doğan Avcıoğlu, askeri liderliğini de Cemal Madanoğlu yapıyordu.

MAHİR KAYNAK CUNTAYA SIZIYOR

Asker-sivil cunta heveslileri, kadrolarını genişletmeye başladı. Mahir Kaynak, parlak bir MİT mensubu olarak örgütle ilişki içinde idi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde asistan olan Kaynak, o sırada Türk Devrim Ocakları'nda yapılan bir konferansı izlemek üzere görevlendirildi.

Toplantının sonunda bir kişi Mahir Kaynak'ın yanına yanaştı ve kendini tanıttı. Emekli bir subay olan Hıfzı Kaçar genç asistana, "Son zamanlarda seni takdirle izliyorum. Devrimci bir grubumuz var. Bizimle çalışır mısın?" önerisinde bulundu.

MİT adına örgüt içinde bulunan Mahir Kaynak'a gün doğmuştu. Kod adı "Fakülteli" olan Kaynak, örgütü ile temaslar kurup sızma konusunda izin aldı. Hıfzı Kaçar, 27 Mayıs'ın hızlı devrimcisi Cemal Madanoğlu'nun yeğeni idi.

Mahir Kaynak, kısa sürede cunta lideri Madanoğlu'nun sağ kolu haline geldi. Cuntanın sivil kanadında kimler yoktu ki?
İlhan Selçuk, Altan Öymen, Doğan Avcıoğlu, İlhami Soysal, Ali Sirmen, Ahmet Güryüz Ketenci...


Askeri kanatta ise Cemal Madanoğlu, Osman Köksal, Yılmaz Akkılıç, Necdet Düvencioğlu…

Mahir Kaynak, sürekli olarak MİT'e bilgi aktarmaya başladı. Raporlara göre, cuntanın bir amacı vardı: Suriye'deki Baas Partisi tarzında bir yapılanma…

YÖN Hareketi'nin lideri Doğan Avcıoğlu'na göre, 27 Mayıs'ta yarım kalan devrim tamamlanmış olacaktı. Hikmet Özdemir, Yön Hareketi'ni anlattığı aynı isimli kitabında 9 Mart olayının ateşleyicisi olarak bu cunta girişimini gösterir.

Herşey hazır, düğmeye basmanız yeterli

9 Mart 1971'de Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda bir toplantı yapıldı. Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler'in de katıldığı bu toplantıdan, "Her şey hazır, eylem için düğmeye basmamız yeterli" kararı çıktı.

MUHSİN BATUR'UN DEMİREL'E MEKTUBU

Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur, askeri hiyerarşiyi bir kenara bıraktı ve Başbakan Demirel'e askerin rahatsızlığını dile getiren bir mektup yazdı.

Silahlı Kuvvetler içinde birden fazla cunta vardı. Sivil ayağı da olan tek cunta ise Madanoğlu cuntası idi.

9 Mart 1971'de Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda bir toplantı yapıldı. Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler'in de katıldığı bu toplantıdan, "Her şey hazır, eylem için düğmeye basmamız yeterli" kararı çıktı.

Plana göre, Faruk Gürler Devlet Başkanı Muhsin Batur Başbakan, Celil Gürkan Başbakan Yardımcısı, Altan Öymen Basın Yayın Bakanı, Uğur Mumcu Gençlik Bakanı olacaktı.

İki cuntacı komutana göre, nisbeten merkezde bulunan Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, içerde alınan kararlardan bir şekilde haberdar oldu. Hemen kuvvet komutanlarının ve orgeneral ve korgeneral rütbesindeki subayların yer aldığı Genişletilmiş Komuta Konseyi'ni topladı.

Silahlı Kuvvetler olarak birlikte hareket etmelerinin doğru olacağını belirten Orgeneral Tağmaç, sonuçta tarihe 12 Mart Muhtırası olarak geçecek olan muhtırayı hazırlattı. Saat 13.00'te radyodan okunan muhtıra ile sol darbe önlenmiş oldu.

Muhtıranın altında Muhsin Batur ve Faruk Gürler adını gören sol kesim, muhtıraya ilk başta alkış tutmaya başladı. Ancak kısa bir süre sonra, işin renginin farklı olduğu ortaya çıktı.

Cuntanın askeri ve sivil kanadı deşifre edildi. Aralarında Celil Gürkan'ın da bulunduğu 13 üst düzey subay tasyife edildi. Sanıklar Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılandılar.

MAHİR KAYNAK DEŞİFRE EDİLİYOR

Sanık avukatları, MİT raporlarının delil olmayacağını gündeme getirince, MİT Müsteşarı Doğu Paşa, raporların sahibi Mahir Kaynak'ı deşifre etme kararına vardı. Kaynak'tan tanıklık yapmasını istedi.

32 sanıklı Madanoğlu davası 2 Ekim 1974'te karara bağlandı. Mahkeme heyeti, Savcı Süleyman Takkeci'nin ve MİT iddialarının yetersiz olduğuna ve sanıkların beraatine karar verdi.

Cuntanın genç isimlerinden Hasan Cemal, "Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım" kitabında, deliller apaçık ortada iken verilen beraat kararını şöyle anlatıyor:

"Örgütlenmemiz derine, yani ordunun tepelerine doğru gidiyordu. Çok fazla kurcalanırsa, işin içine Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur karıştırılabilecekti. Onun için bir yerde kesmek zorunda kaldılar."

Hasan Cemal, Devrim dergisiyle cunta arasındaki organik bağa dikkat çekiyor ve şunları yazıyor:
"Doğan Bey (Avcıoğlu) devrimci şiddetten sözetmeyi severdi. Bu havada olanlardan biri de İlhamı Soysal'dı. İlhami abi karınca ezmez bir insandı. Ancak devrim sözkonusu olduğunda böyle konuşmaktan hoşlanırdı. Devlet ele geçirildiğinde MİT müsteşarı olmak istediğini uluorta söyleyen İlhami abinin gözü karaydı. İlhan Selçuk da her zamanki gibi ortalık yerde konuşmazdı ama farklı düşünmezdi."

Uğur Mumcu'ya konuşan Celil Gürkan, 9 Mart girişimini değerlendirirken, "İyi ki başaramadık. Bu iş yanlış başlamıştı zaten" dedi.

Madanoğlu Davası'nın 3 No.'lu sanığı Doğan Avcıoğlu, düşüncelerini her ortamda dile getirmekten çekinmiyordu:
"1960'larda Yön ile Türkiye'nin yönünü belirledik. Şimdi o yöne gitmek için Devrim'le devrim yapacağız."

İLHAN SELÇUK, 8 KİŞİLİK DEVRİM KONSEYİ'NDE

Süleyman Demirel'i yeterince Kemalist bulmadıkları için darbeye girişen cunta beraat etti. "Devrim şafağı"nın yakın olduğunu düşünerek onların ateşlemesiyle ortaya atılan gerçler ise bir bir toplandı.

3 günah keçisi bulundu: Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan. Bilinç altında 1961'de idam edilen 3 devlet adamının intikamını alma bulunan sağ kesim ise Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın darağacında sallandırılması karşısında sessiz kaldılar.


Emekli Binbaşı Erol Bilbildik, 10 Mart 1996 tarihli Cumhuriyet gazetesinde kendisi ile yapılan röportajda şunları söylüyor:
"Madanoğlu grubunun içinde siviller de vardı. İlhan Selçuk, Doğan Avcığoğlu, Cemal Reşit Eyuboğlu gibi. Ankara'daki tüm koordinasyonun başı Doğan Avcıoğlu, onun yardımcısı İlhami Soysal idi. Altan Öymen Paris'ten çağrıldı. Bunlara Mümtaz Soysal da eklendi. Bu sözünü ettiğim 8 kişi Devim Konseyi üyeleri olacaktı."

Meşhur Ziverbey Köşkü sorgulamalarını ise "karşı devrimci" diye adlandırdıkları kesim tarafından gerçekleştirdi.

Gözaltına alınıp sorgulandıktan sonra serbest bırakılan İlhan Selçuk'un 1971'de yargılandığını belirtenler, niçin yargılandığını ısrarla saklamaya çalışıyorlar.

Selçuk, 8 kişilik Devrim Konseyi üyesi

Madanoğlu cuntası, iktidarı ele geçirse idi, 8 kişilik Devrim Konseyi oluşturulacaktı. İlhan Selçuk, Altan Öymen, Mümtüz Soysal, Doğan Avcıoğlu bu konsey içinde yer alacaktı.


Ünal Tanık

24.03.2008/ www.haber7.com

Reklam Alanı

http://www.acilhost.com/
http://www.denizweb.net/

Bu haber 12/05/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 

Yazarlar

Cengiz ÇANDAR

68 kuşağı, Deniz Gezmiş, biz, hepimiz
 

Hasan CEMAL

Deniz Gezmiş’lere mısır patlatır gibi bomba patlattıranlar...
 

Doğan AVCIOĞLU

GERİLLA
 

Oral ÇALIŞLAR

Baki Tuğ ve Deniz Gezmiş...
 

Güneri CİVAOĞLU

DENİZ GEZMİŞ'İN "BİLİM " VASİYETİ
 

R.Ozan KÜTAHYALI

Bir İttihatçı olarak Deniz Gezmiş
 

Engin ARDIÇ

DENİZ GEZMİŞ MODASI
 

Kürşad BUMİN

Bir kere daha: Demirel ve idamlar
 

Nazlı ILICAK

DENİZLERİN İDAMINDA SORUMLU DEMİREL DEĞİL...
 

Ergün BABAHAN

Elinizde kan izi var Süleyman Bey
 

Uğur MUMCU

ASILDIK EY HALKIM UNUTMA BİZİ ...
 

Taha AKYOL

Deniz Gezmiş efsanesi
 

Ertuğrul ÖZKÖK

Deniz Gezmiş’i milli irade astı