Son Dakika: 38 YIL GEÇTİ ACILAR HALA TAZE
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye GirişHostingWeb Tasarımİletişim

DENİZ GEZMİŞ, ATATÜRK VE LİBERAL TELAŞI!




Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın ölümlerinin 36. yıldönümünde, her geçen gün artan bir ilgi ve antiemperyalist, bağımsızlıkçı bir bakış açısı doğrultusunda ideolojik olarak farklı ama birbirine yakın kitlelerce anılması elbette birilerini rahatsız ediyor.

Kim bunlar?

Şöyle özetlenebilir:

1/ Sosyalizmin Türkiye’de ortaya çıkan bin bir fraksiyonu içinde düşünce olarak bugünkü birlikteliklerin uzağında kalanlar.

2/ Zamanın sözde solcuları iken bugün demokrasi kılıfı ardında en ucuz liberalizmi savunan ve fakat hala sol kılıfı ardına gizlenenler.

3/ Sol kılıfına gizlenmeksizin döneklikleriyle övünenler, bunu bir ‘kişisel gelişim’ diye yutturmaya çalışanlar.

4/ Elbette ezelden liberal, ikinci cumhuriyetçi, dinci cephe.

5/ Ve kırk yıl öncesi faşist duygularını hala içlerinden atamamış ve Deniz Gezmiş adını dahi duyduklarında tüyleri diken diken olanlar.

Bugünlerde daha da rahatsızlar, çünkü Deniz Gezmiş ve arkadaşlarından bahsedilirken, Mustafa Kemal adı daha fazla anılır oldu. Onların Marksist-Leninist olmalarının yanında her zaman için Atatürk’e ve fikirlerine duydukları saygı, alanlarda taşıdıkları, ‘Başta bayrağımız Kemalizm, başta bayrağımız Sosyalizm’, ‘Atam İzindeyiz’ gibi pankartlar hatırlanır oldu. Ne diyorlardı THKO davası savunmalarında: ‘Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlarda bizleriz. O’nun istiklal-i tam prensibini ve O’nun istiklal-i tam Türkiye idealini yalnızca biz devam ettiriyoruz’

Yalan mıydı?

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını olduklarından farklı, sanki Kemalistlermiş gibi göstermek yanlıştır, onlar elbette sosyalistti. Ve sosyalist oldukları için zaten, Mustafa Kemal’in ilkeleriyle çatışmıyor, O’nun gösterdiği hedefi sahipleniyorlardı.

Bu noktanın daha net anlaşılması için Uğur Mumcu’nun şu sözleri çok ama çok önemlidir:

‘Sosyalizm ile Kemalizm, tarihsel gelişimleri ve kurup geliştirdikleri siyasal iktidar yapıları açısından, hiç şüphesiz ayrı ayrı kavramlardır.

Ancak, bu iki kavramın birleştikleri bir nokta vardır. O nokta, her iki kavramın da antiemperyalist nitelikte oluşudur.

Her iki kavrama bu açıdan bakarsanız, Kemalizm ile sosyalizm arasında aşılmaz ‘Çin Seddi’ yoktur. Tersine, her iki kavram, ayrı ayrı nehirlerden aynı yöne akan taşkın sular gibidir.

Zaman zaman birleşen, zaman zaman ayrılıp, aynı yönde başka denizlere akan bu nehirleri, bu taşkın suları, birbirlerine birleştiren köprüler ve yollar da vardır.’ (Cumhuriyet, 23 Nisan 1980)

Deniz Gezmiş ve arkadaşları işte bu tespitin canlı birer kanıtı idi.

Ve liberallerin, ikinci cumhuriyetçilerin, dincilerin, döneklerin hiçbir zaman olamayacakları kadar yakındılar Atatürk’e…



Günümüzde dünya siyasetinin geldiği noktada, emperyalizm ve kapitalizmin ölümcül kıskaçlarından kurtulmanın tek yolunun ulusalcı ve sol kesimlerin ortak hareketi olduğu gerçeği ortaya çıktıkça; bu birlikteliğin gerçekleşmesinden, bunun lafından bile ürken geniş bir kesim iyice kendini gösteriyor Türkiye’de, az önce sıraladık…

Bunlardan biri, Taha Akyol…

Hakkını vermemiz lazım, o, üstteki listede yok; kendisinin değişimi MHP tipi Türk milliyetçiliğinden liberal muhafazakarlığa seyrettiğinden yukarıdakilerden farklı bir yerde.

Akyol, son günlerde ilginç bir çaba içinde. Önce ‘Ama Hangi Atatürk’ isimli bir kitap yazdı ve bu kitapta kendince Kemalizm diye bir fikrin olamayacağını ispatlamaya çalıştı. Kitap yetmedi, kendi yönettiği haber kanalında, kitabıyla ilgili programlar yayınladı.

Şimdi ise, önce 68’in anlamını çarpıtma, ardında da 68 fikri ile 1919 fikri arasında bağ olamayacağını ispatlama derdinde. Önce 13.05.2008’de ‘Deniz Gezmiş Efsanesi’ başlığıyla, bir köşe yazısı yazdı, 68’i ‘(…) kırk yıl önce, birbirimize karşı yumruklarımız sıkılmıştı. Eline silah alanlar da görülmeye başlamıştı. Kır ve şehir gerillası kitapları yayımlanıyor, Latin Amerika terörizmi romantik bir kılıf içinde idealist gençlere sunuluyordu!’ diye özetlediği yazısında şu satırlar da yer alıyordu: ‘(…)Bir “devrim” büyüsü… Ve fetişler, sıkılmış yumruk, kalaşnikof, Che Guevara…

Bunları efsaneleştirip bugünkü gençlere model gibi sunmak doğru ve sorumlu bir davranış mıdır?

Deniz’in bir sloganı şuydu:

“Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği ve bağımsızlık mücadelesi! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Kahrolsun emperyalizm!”

Atatürkçülük bu mu?

Ama Milli Mücadele’yi çarpıtarak onu Mao, Che ve Ho Chi Minh’le bütünleştiren büyü bugün bile hâlâ kalpaklı Mustafa Kemal ile Deniz Gezmiş’i ve Che’yi yan yana koyuyorlar!

Aradan kırk yıl geçmedi mi?

Efsane, gerçeği bu kadar örtebilmeli mi?

Gençlerin romantizmini anlamak ve asılmalarını kınamak başka, efsaneleştirip bugünkü kuşaklara model gibi sunmak başka değil mi?(…)’

Taha Akyol, herhalde beklediği tepkiyi alamadı ki, bugünkü(15.05.2008) yazısının başlığını da, ‘68 Kuşağı ve Atatürk’ koymuş. Satır aralarından aynı çabanın izleri hemen seziliyor: ‘(…)68 Kuşağı ise, Gazi’yi Che Guevara ve Ho Şi Minh’le aynı safta görüyor ve gösteriyordu. Bir grup bu tabloya Mao’yu ekliyordu.

“Ulusalcı sol” sitelerde hâlâ aynı şey yapılıyor.

Evet, Mustafa Kemal Paşa da Mao ve Ho da işgalcilerle savaştı. Ama bu kadar benzerlik, aralarındaki büyük farkları örtmeye yetmez.

Che’ye gelince; evet romantizme saygı duyalım ama bir Allah’ın kulu çıkıp da Che’den “devlet adamı” diye bahsedebilir mi?!

Bunları ne Atatürk’ü ululaştırmak ne de diğerlerini küçümsemek için yazıyorum!

Aralarındaki muazzam farkların önemini vurgulamak için yazıyorum.

“Devrimci” ve “antiemperyalist” kelimelerinin altına bu çok farklı resimleri dizerek aralarındaki işlev ve istikamet farklarını yok etmek tarihe saygısızlıktır. Dahası, bu kavramları muğlak hale getirerek ideolojik bir büyüye dönüştürmektir.

Az mı kurban verdik ideolojik büyülere?’



Taha Akyol’un ısrarla yazdıklarını alt alta koyunca şu çıkıyor:

1/ Atatürk her dönem farklı siyaset gütmüştür, bu nedenle Kemalizm diye bir fikir bütünü olamaz.

2/ Romantik bir kılıf içinde gençlere sunulan Latin Amerika devrimi, aslında Latin Amerika terörizmidir.

3/ Bu fetişlerin arkasından giden Deniz Gezmiş de, ölmeden önceki sözleriyle Atatürkçülükten ne kadar uzak olduğunu ispatlamıştır, bu yüzden o fikir ile Atatürkçüler yan yana gelmemelidir, Atatürk ile örneğin Che birlikte anılmamalıdır.

4/ Devrimci ve antiemperyalist diye birlikte anılmak istenen insanlar arasında önemle vurgulanması gereken muazzam farklar vardır.



Bir taşla üç kuş diye buna denir:

Kemalizm yok!


Deniz Gezmiş fetişlerin peşinde elde silah gezen, zaten savunduğu fikirlerde geçen kırk yıl içinde çöküp gitmiş biri, dolayısıyla model olamaz!

Ayrıca aman haa, Atatürkçülerle sosyalistler yan yana gelmeye kalkmasın ikisi çok farklıdır!

….

Peki ne olsun?

E, liberalizm olsun, kapitalizm sınırlarından çıkanlar derhal terbiye edilsin…

Ülke tam gaz muhafazakarlaştırılsın…

AKP iktidarı hiçbir engelle karşılaşmadan yoluna devam etsin…

Yeni Osmanlıcılar türesin…

İkinci cumhuriyetçiler at koştursun…

Bunlar varken ne demek Kemalizm, ne demek Deniz Gezmiş veya sosyalizm… Hele hele tüm bunların birlikte anılması!



Şaka bir yana;

Taha Akyol’un sözleri içimi rahatlatıyor!

Bu birlikteliğin birilerine saldığı korku bu kadar had safhadaysa, bu fikrin savunucuları doğru yolda demektir.





Şüphesiz:

Atatürk, her sene artan bir bilinçle anılacak…

Deniz Gezmiş ve arkadaşları her sene artan bir bilinçle anılacak…

Ve bu ülkenin aydınlık insanları, er ya da geç dünyaya bakıp, bu dünyada özgür, bağımsız, eşit ve aydın yol alabilmek için; insanca var olabilmek için, bu iki fikrin mutlaka birlikte, mutlaka yan yana politik mücadele vermesi gerektiğini görecekler…



Bugün değilse, yarın…

Yarın değilse, öbür gün…

Varsın, bunu önlemek için gazete köşelerinden haykırsınlar, kitaplar yazsınlar, televizyon programları yapsınlar…

Nafile!





Taha Akyol’u hatta Hasan Cemal’i bugünlerde mutlaka okuyunuz…

Eski bir ülkücü ile soldan dönmüş bir liberal, solu, Atatürk’ü anlatıyor…

Bu dersler kaçmaz(!)

TAYLAN ÖZBAY - Pazar, 28 Eylül 2008 04:58

Reklam Alanı

http://www.acilhost.com/
http://www.denizweb.net/

Bu haber 16/06/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 

Yazarlar

Cengiz ÇANDAR

68 kuşağı, Deniz Gezmiş, biz, hepimiz
 

Hasan CEMAL

Deniz Gezmiş’lere mısır patlatır gibi bomba patlattıranlar...
 

Doğan AVCIOĞLU

GERİLLA
 

Oral ÇALIŞLAR

Baki Tuğ ve Deniz Gezmiş...
 

Güneri CİVAOĞLU

DENİZ GEZMİŞ'İN "BİLİM " VASİYETİ
 

R.Ozan KÜTAHYALI

Bir İttihatçı olarak Deniz Gezmiş
 

Engin ARDIÇ

DENİZ GEZMİŞ MODASI
 

Kürşad BUMİN

Bir kere daha: Demirel ve idamlar
 

Nazlı ILICAK

DENİZLERİN İDAMINDA SORUMLU DEMİREL DEĞİL...
 

Ergün BABAHAN

Elinizde kan izi var Süleyman Bey
 

Uğur MUMCU

ASILDIK EY HALKIM UNUTMA BİZİ ...
 

Taha AKYOL

Deniz Gezmiş efsanesi
 

Ertuğrul ÖZKÖK

Deniz Gezmiş’i milli irade astı