Son Dakika: 38 YIL GEÇTİ ACILAR HALA TAZE
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye GirişHostingWeb Tasarımİletişim

CİNSELLİKLE ALAY EDEN GENÇ: DENİZ GEZMİŞ




Deniz'in fiziki özellikleri, 1971'de yakalandığı zaman üzerinde çıkan Filistin Demokratik Halk Merkezi'nden verilen hüviyete göre şöyle sıralanmıştır: ''Boy: 1.91, Göz: Siyah, Saç: Siyah, Renk: Buğday, Burun: Arabi, Özelliği: Tam.'' Deniz de sağlıklı her genç erkek gibi, karşı cinse ilgi duymanın yanı sıra daha çok karşı cinsin ilgisini çeken birisi olmuştur. Dönemin genç devrimci eylemcilerine ilgi her kesim tarafından değişik olmuştur. Deniz'in genç kızlar üzerindeki etkisi farklı olmuştur. İktisadi Kalkınma Vakfı'nın Başkanı olan Meral Gezgin Eriş, Avusturya Lisesi'nde öğrenci iken Deniz Gezmiş'e duyduğu hayranlığı şöyle anlatmıştır: ''Deniz Gezmiş'in fikirlerine mutabık olmasam da mücadelesi beni etkiledi. Çok yakışıklı biriydi, fiziksel çekiciliğinden de etkilendim doğrusu. Çok beğenirdim o zamanlar.''

Deniz'in ya tamamen yok sayıldığı ya da tamamen çarpıtılarak yansıtıldığı bir yönü de karşı cinsle olan ilişkisidir.


SBF öğrencisi Saffet Rüştü Tekin, 1968 döneminde kadın-erkek ilişkilerinde devrimci gençler arasında hâkim olan bakış açısı hakkında şunları söylemiştir: ''Devrimcileri mücadeleden alıkoyuyor, engelliyor, pasif duruma getiriyorsunuz. Sizler emperyalizmin altıncı kolusunuz, diyerek kızlara espriyle takılırdık.''

Deniz, THKO hareketi kurulduktan sonra, üniversitede yaşanan ilişkilerle alay ediyordu. Hatta, Dev-Genç Marşı'nı değiştirmiş, şöyle söylemeye başlamıştır:

Hey Dev-Genç'li Dev-Genç'li

Forum vakti yaklaştı

Al kızını tak koluna

Haydi koş gel foruma.

'Kadınlara laf atmazdı'


Deniz'in İstanbul'daki ilk gençlik yıllarını arkadaşı Nurettin Demirdöven şöyle anlatmıştır: ''Bizim kadına bakış açımız o zamanki entelektüel anlayışa denk düşerdi. Kısmen de olsa erkek egemenliğinden delikanlı olarak hoşlanırdık. Sosyal çevreden etkilenerek kadınlar hakkında konuşurduk. Bilinen zamparalık hikâyeleri, fıkralar anlatırdık. Güzel kadınlar hakkında konuşulurdu. Deniz, kesinlikle kadınlara laf atmazdı. Öyle bir huyu yoktu. Geneleve gittiğini bilmiyorum. Gitseydi bilirdim. Yalnız, mahallede bu işi parayla yapan bir kadın vardı. Bir arkadaşın odasının anahtarını aldı, kadınla orada yattı. Ben bunu eleştirdim, 'Ulan nasıl miden aldı bu karıyı' dedim.

Deniz de, 'Ne olacak. Mekanik bir iş' dedi. Deniz, kızların peşine düşüp arkadaş olalım falan dememiştir. Bu öneri devamlı karşı taraftan Deniz'e gelmiştir. Kendi apartmanlarında oturan, kendisi gibi uzun boylu bir kız vardı. Onunla birkaç defa çıktı. Sonra ilişkisini kesti. Yine mahalleden Tıp Fakültesi'ne giden bir kız vardı. Bu kız Deniz'e ilgi duymuş. Deniz de buna yakınlık göstermiş. Beraber birkaç defa gezmişler. Bir gün Deniz, bana, 'Nuri gardaş, bu kız bana takılmaya başladı. Bu düşünceleri bırak, bunlar tehlikeli işler' dedi. Ondan sonra, Deniz bu kızdan da ayrıldı. Bir de öğrenci hareketine iyice girdikten sonra bir kız, Deniz'e eğilim duymuş. Kız giyimine, kuşamına dikkat etti diye arkadaşları dalga geçmişler. Kız biraz şişman olduğu için, 'Volkswagen' adını takmışlardı.'' Erim Süerkan , bu konuda şunları söylemiştir:

''Deniz, atak, girişken, yakışıklı bir adamdı. O, kızlarla değil, kızlar onunla ilgilenirdi. Çok gösterişli, manken gibi derler ya öyle bir kız vardı. Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Dişi Bond' çizgi romanının kadın kahramanına benzediği için Modesti adını takmıştık. Kız, Deniz'e ilgi duyuyordu. Deniz de buna karşılık verip pat diye yanaşınca, kız da zaten hazırdı, buna bayıldı. Fakat, kızın ailesi buna karşı çıkınca birkaç ay içinde bu ilişki bitti.''

Deniz'in önem verdiği kız arkadaşlarından birisi Hukuk Fakültesi'nde okuyan ve TMGT'de çalışan Avniye Anadol' dur. Eyüp Neşat Yıldırım, bu konuda şunları anlatmıştır: ''Avniye adlı arkadaş, Mustafa Kemal Yürüyüşü'ne katılmak için çok ısrar etti. Deniz, gelsin, katılsın diye bir hava içindeydi. Ama kabul edilmedi.'' Deniz'in, karşı cinse olan ilgisi Filistin kamplarında da devam etmiştir. Selahattin Okur , tanık olduğu bir olayı şöyle anlatmıştır: ''Filistin kamplarında Avrupa'nın değişik ülkelerinden gelmiş genç kız ve erkekler de vardı. Bunlar, zaman zaman eğitim kamplarına da katılırlardı. Eğitim yaparken bir kız bizi seyrediyordu. Deniz, bu kıza bakayım derken, İtalyan çukuruna düştü ve ayağını incitti. Bundan sonra da eğitime katılamadı.''

ODTÜ macerası



Deniz'in 1970 yılı sonunda, ODTÜ'de kaçak olarak kaldığı dönem, Şule Albayraktaroğlu adlı bir genç kızla olan arkadaşlığı ise yarı şaka, yarı ciddi şöyledir: ODTÜ'de bir kitaplık kurulmuştur. O dönem, yönetimini Şule Albayraktaroğlu adlı bir kız öğrenci yapmaktadır. Dersten çıktıktan sonra Albayraktaroğlu, kitaplığı açar. Bunu öğrenen Deniz, kitaplığa gider ve bazı kitaplar seçer. Kitapları aldıktan sonra kapıdan çıkarken, Şule Albayraktaroğlu, ODTÜ'ye yeni gelmiş olan tanımadığı Deniz'in yolunu keser ve ''Kitabı dışarıya vermiyoruz. Ancak burada okuyabilirsiniz'' der. Deniz, ''Yurtta kalıyorum. Okuduktan sonra getireceğim'' der. ''Hayır. Kitaplığın işleyiş kuralları böyle. Kitap burada okunur. Dışarıya götürmenize izin veremem...''

Genç kızın sorumlu davranmasından hoşlanan Deniz, kendini tanıttıktan sonra seçtiği kitapları alır ve odaya gider. Arkadaşlarına, ''Yahu! Siz oraya 'Kitaplık Sorumlusu' diye yırtıcı bir kaplan koymuşsunuz. Az daha parçalıyordu beni. Ama, ona ne oyunlar oynayacağım'' der.

Bir gün, Yusuf ile Deniz, birlikte kitaplığa iner. Albayraktaroğlu'na yaklaşan Deniz, ''Hanımefendi! İkimiz de sizi beğendik. Evlenmek istiyoruz. Acaba hangimizi beğeniyorsunuz?'' der. Yusuf'la 201-202'ye gelen Deniz, oynadığı oyunu arkadaşlarına anlatır: ''Ondan öcümü aldım, ama henüz bitmedi...''

Kız kaçırmaya atla geldi


Birkaç gün sonra Deniz, ODTÜ arazisinde dolaşırken, bir ata rastlar. Binip yurtların önüne gelir. Albayraktaroğlu'nun kaldığı odanın penceresinin önüne giden Deniz, orada, tüm muzipliğiyle bağırır: ''Hadi kız, bohçanı hazırla... Seni kaçırmaya geldim...'

Reklam Alanı

http://www.acilhost.com/
http://www.denizweb.net/

Bu haber 20/05/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 

Yazarlar

Cengiz ÇANDAR

68 kuşağı, Deniz Gezmiş, biz, hepimiz
 

Hasan CEMAL

Deniz Gezmiş’lere mısır patlatır gibi bomba patlattıranlar...
 

Doğan AVCIOĞLU

GERİLLA
 

Oral ÇALIŞLAR

Baki Tuğ ve Deniz Gezmiş...
 

Güneri CİVAOĞLU

DENİZ GEZMİŞ'İN "BİLİM " VASİYETİ
 

R.Ozan KÜTAHYALI

Bir İttihatçı olarak Deniz Gezmiş
 

Engin ARDIÇ

DENİZ GEZMİŞ MODASI
 

Kürşad BUMİN

Bir kere daha: Demirel ve idamlar
 

Nazlı ILICAK

DENİZLERİN İDAMINDA SORUMLU DEMİREL DEĞİL...
 

Ergün BABAHAN

Elinizde kan izi var Süleyman Bey
 

Uğur MUMCU

ASILDIK EY HALKIM UNUTMA BİZİ ...
 

Taha AKYOL

Deniz Gezmiş efsanesi
 

Ertuğrul ÖZKÖK

Deniz Gezmiş’i milli irade astı